Insan terbiyesinin seciyyevi xususiyyetleri(03.04.2020 | 13:11)
İnsanin terbiyesi başqa movcudlarin terbiyesinden bezi xususiyyetlerine gore ferqlenir: 1.İnsanin terbiyesi onun iradesinden asilidir. bağbanin terbiye etdiyi ağacin iradesi olmadiği halda insanin irade ve isteyi onu başqa movcudlardan ferqlendirir. ağac şeraite teslim olduğu halda insan oz iradesi ile şeraite tesir gosterir. bir sozle, insanin terbiyesinde onun isteyi esas şertdir. İnsani istemediyi halda kimse yaxşiliğa mecbur edib behişte apara bilmez. allah-teala peyğembere muracietle buyurur: Şubhesiz ki, sen istediyin her kesi hidayet ede bilmezsen. amma allah istediyini hidayet eder ve o, hidayete layiq olanlari daha yaxşi taniyir. beli, hetta ezemetli meqam sahibi olan peyğember (s) istediyi insani doğru yola mecbur ede bilmez. yalniz allah bu yola layiq olanlari hidayet edir. nisa suresinin 49-cu ayesinde buyurulur: İstediyini pak ede bilen yalniz allahdir. demek, tezkiye de hidayet kimi terbiyecinin ixtiyarinda deyil. bezileri bele duşune biler ki, eger hidayet ve tezkiye allahin ixtiyarindadirsa onda insan ne vaxt hidayet edileceyini oturub gozlemelidir. bu suala cavab vermek ucun efali tovhid ifadesi ile taniş olmaliyiq. İnsan inanmalidir ki, esil fail, işi goren sebebkar yalniz allahdir ve bu inam efali tovhid adlanir. allahdan başqa butun varliqlar oz hereketinde tesire mohtacdir. vaqie suresinin 64-cu ayesinde oxuyuruq: onu (ekdiyiniz toxumu) siz bitirirsiniz, yoxsa biz? ayeden bele melum olur ki, heqiqi sebebkar allahdir. lakin her şeyi allah herekete getirir demek ozu de sehv fikirdir. her halda, momin şexs bilmelidir ki, allahin izni olmadan hec bir hereket baş vere bilmez. terbiyelenmek insanin isteyinden asili olsa da, allahin iradesi olmadan gercekleşe bilmez. İslam peyğemberi, mesum imamlar ve cemiyyetin diger terbiyecileri yalniz allahdan yardim almaqla bir iş gore bilirler. tekvir suresinin 29-cu ayesinde oxuyuruq: alemlerin rebbi istemeyince siz isteye bilmezsiniz. nisa suresinin 29-cu ayesinde buyurulur: allah istediyini pak eder. ali-İmran suresinin 164-ci ayesinde buyurulur: (peyğember) onlari pak eder, onlara kitab ve hikmet oyreder. Şems suresinin 9-cu ayesinde ise bele buyurulur: nefsini temizleyen nicat tapdi. son uc ayeden gorunur ki, insanin terbiyesi allah ve onun resulundan, elece de insanin ozunden asilidir. bu işde allah musteqil, peyğember ve insan ise allahin icazesi ile fealiyyet gosterir. efali tovhidin menasi budur. demek, ağac oz terbiyesinde bağbana muqavimet gostere bilmediyi halda insan oz terbiyesinde azaddir. İnsanin qelbini zorla hansisa istiqamete yoneltmek qeyri-mumkundur. zorla gorulen işde kamillikden sohbet gede bilmez. İnsanin kamilliyi doğru yola buxovlanmasinda yox, doğru yolu oz isteyi ile secmesindedir. İnsanlarin terbiyesi ile meşğul olan şexs evvelce kamilliye maraq oyatmalidir. eger o, terbiye etmek istediyi şexsin diqqetini yaxşiliğa yonelde bilse muveffeq ola biler. butun insanlarin fitretinde yaxşiliğa meyl var. terbiyecinin işi yatmiş fitreti oyatmaqdir. eger insanin fitretinde bu meyl qoyulmasaydi onu kimse terbiyelendire bilmezdi. tebii ki, insan meyli cekmeyen bir şeye deyer vere bilmez. demek, insanin tezkiyesi, terbiyelenmesi ucun ona ele bir şerait yaratmaq lazimdir ki, onda kamilliye heves yaransin. 2. ozunuterbiye mumkundur. İnsanin terbi-yesinin ağacin terbiyesinden muhum bir ferqi insanin ozunuterbiye qabiliyyetidir. İnsan ağacdan ferqli olaraq ozu ucun tekamul şeraiti yarada biler. İnsan terbiyecinin komeyi olmadan oz zehmeti hesabina terbiyenin mueyyen mer-helelerini tekbaşina qet ede biler. musteqil şekilde elm oyrenmek mumkun olduğu kimi, musteqil şekilde terbiyelenmek de mumkundur. muellim ve terbiyecinin rolu inkarolunmazdir. amma sohbet ondan gedir ki, insan oturub muellim ve terbiyeci yolu gozlememelidir. bir cox merheleleri terbiyecisiz qet etmek olar. dovrun İsgenderi olsan da eger zulmetde ustadsiz eyleme sefer. amma ele merheleler var ki, bu merhelelerdeki muveffeqiyyetsizliyi muellimsizliyin boynuna yixmaq olmaz. yalniz ozunuterbiyenin ali mertebelerini ustadsiz kecmek qeyri-mumkundur. saffat suresinin 24-cu ayesinde buyurulur: onlari yubadib sorğu-sual ucun saxlayin. İnsan qiyametde sorğu-suala cekildiyi zaman uzr getire bilmez ki, terbiyecisi olmadiği ucun kamala cata bilmeyib. elbette ki, tekamulun ali mertebelerini ustadsiz kecmek isteyen insani şeytan aldada biler. amma ibtidai merheleleri tekbaşina uğurla qet etmek olar. ali mertebelerde ise şeytan mudaxile edib ustadsiz yolcunu caşdira biler. ele ibtidai merhelelerde de ustadin olmasi cox gozeldir. amma ustad yoxdursa dayanmaq da olmaz. bu merhelelerde aye ve hedisler, ehli-beyt maarifi, exlaq alimlerinin kitablari muellimi evez ede biler.
 0  17  + 6